Sağlık Bebek/Çocuk Bakım
28 Eylül 2018

Otizm Nedir, Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir ?

Otizm hastalığın tam olarak neden gerçekleştiğine dair kanıtlar söz konusu değildir. Ancak genetik bir hastalık olduğuna dair genel kanaatler hakimdir. Gebelik süreci içerisinde folik asit alımının otizmli çocuk riskini düşürdüğü de sanılıyor. Otizm ise, davranış bozukluğu olarak literatürdeki yerini almıştır. Otizmli çocuklar, kısır ilgi alanlarına sahiptir. Belli davranış kalıpları sergilerler ve sosyal yönde eksikliklere sahip olurlar.

Bir bebeğin doğduğu anda otizmli olduğu anlaşılmaz. Ancak büyümeye başladıkça otizmli olduğuna dair belirtiler tespit edilebilir. Bu belirtilerin olabildiğince erkenden fark edilmesi halinde rehabilitasyon uygulanarak, otizm çocuk üzerindeki etkisi azaltılabilir. Ancak hastalığın etkisi, sıfırlanamaz. Otizmli çocuklar için uygulanan eğitimlere buradan erişebilirsiniz.

Otizmin belirtileri nelerdir?

Her çocuk belli dönemlerde belli motor hareketleri öğrenir. Ancak otizmli çocukların motor hareket kabiliyetleri oldukça zayıftır. Kendi dönemi içerisindeki hareketleri yapamayan çocukların otizmli oldukları düşünülebilir. Adıyla seslenilen çocuğun bakmaması, gözlerin tek bir noktaya odaklanması, bazı kelimelerin sürekli tekrarlanması, davranışlarda tutarsızlıkların yaşanması ve buna benzer bozukluklar hastalıkla ilgilidir.

Otizm diğer belirtileri arasında akranlarına göre konuşma kabiliyetindeki zayıflık yer alıyor. Akranların oynadıkları oyunlara karşı ilgisizlik de belirtiler arasındadır. Ayrıca, otizmli çocuklar sarılma gibi eylemleri sevmezler. Ancak her oyun ve sarılma konusundaki çekingenlik otizmle ilgili değildir. bu belirtilerden birkaç tanesinin gözükmesi halinde alarm verilebilir.

 

Otizmli çocuk neden anlaşılamıyor?

Otizmin belirtilerinin görüldüğü ilk dönemlerde tanını konulması önemlidir. Çünkü bu sayede, hastalığın neden olduğu davranış bozukluklarının etkisi çok aza indirilebiliyor. Ancak bunun için erken dönemde otizm etkilerini anlayabilmek lazımdır. Bu ise, çoğu zaman mümkün olmuyor. Çünkü, otizmli çocuğun herhangi bir fiziki sorunu yoktur. Fizik olarak, oldukça sağlıklıdır ve diğer çocuklardan bir farkı yoktur. Bu da, hastalıkla ilgili belirtilerin anlaşılmasını zorlaştırıyor.

Hastalığın anlaşılmasını zorlaştıran bir husus da, otizmli çocukların oldukça hareketli olmasıdır. Bu nedenle, ismiyle seslenildiği zaman bakmaması veya odaklanma gibi becerileri geliştirememesi normal karşılanabiliyor. Her şeyin, hareketlilikten dolayı olduğu sanılıyor. Hatta aşırı hareket, hiperaktif çocuk denilerek geçiştirilebiliyor. İletişim bozuklukları, davranışlardaki tutarsızlıklar, haylazlığa veriliyor.

İlerleyen dönemler içerisinde öğrenmedeki problemlerin sürmesi, akranlardan geri kalma ve sosyalleşememe gibi süreçler bir hastalığın olduğu kanaati doğuruyor. Gerekli muayene ve tetkiklerle otizm tanısı konulabiliyor.

Otizm korkulması gereken bir hastalık mı?

Her anne ve baba çocuğunun sağlıklı olmasını arzu edebilir. Ancak sağlıklı doğan bir çocuğun bile ileride hem fiziksel hem de psikolojik birtakım rahatsızlıklara sahip olması muhtemeldir. Otizmli çocuklar, hayatlarının ilk etabında bir rahatsızlıkla hayata başlıyorlar. Anne ve baba için bunu hemen kabul etmek zor olabilir. Ancak otizmli çocukların eğitimi sayesinde kendilerinden beklenilen motor hareketleri, iletişim becerilerini kazanmaları mümkündür. Bu eğitimler sayesinde otizmli çocukların her çocuk gibi mahalle okulunda okuyabilmeleri söz konusudur. Hatta, okuyan otizmli çocuklar da vardır.

Dolayısıyla, anne ve babanın çocuklarına destek olmaları çok önemlidir. Çocuğun kendi bakımı gibi ihtiyaçlarını karşılayabileceği, karşıdakini anlayabileceği, iletişime geçebileceği, oyunlara katılabileceği bir düzeye getirilebilmesi mümkündür. Bunun için anne ve babanın azimli istekli olması yeterlidir. Değer verilen, sevilen ve gerekli eğitimi alan her otizmli çocuğun kendi ayakları üzerinde durması ihtimal dışı değildir.

 

Otizm erken belirtileri nelerdir?

Otizmle ilgili belirtilerin erkenden teşhis edilebilmesi halinde hastalığın etkilerinin en aza indirebileceğine dair görüşü ifade etmiştik. Çoğu otizmli çocuğun hastalıkla ilgili belirtileri 19.aydan sonra daha net anlaşılabiliyor. Ancak bu belirtilerin 6.ayda da fark edilebileceğini ifade eden uzmanlar var. Bu belirtilerin anlaşılması halinde erkenden müdahale edilebilir. Her otizmli çocuğun erken dönemde sinyal vermeyeceğinin de bilinmesi gerekiyor.

1. İsmine tepki veriyor mu?

Çocukların en kolay öğrendiği şey, isimleridir. Bu nedenle, erken dönemde kendisine seslenilse bile dönüp bakabilir ve gülündüğünde güler. Göz teması kurulduğunda da başarılı olabilir. Ancak otizmli çocukların çok azı, ismine tepki verebilir, gülebilir ve göz temasında bulunabilir. En azından erken dönemde ismine tepki vermeyen bebeklerin muayeneye götürülmesi önemlidir.

2. Ortak dikkat yoksunluğu var mı?

Çocuklar meraklıdır. Bu merak, etrafındakilere karşı duyarlı olmalarını sağlıyor. Örneğin, bir çocuğun televizyonda dikkatini çeken bir şey görmesi veya bir kedinin eve girmesi halinde annesiyle paylaşmak isteyebilir. Buna ortak dikkat deniyor. Çocuk, önce kediye daha sonrada annesine bakar ve yine işaret ederek kediye döner. Annesiyle gördüğünü paylaşmak ister. Erken dönemde çocukların yaptıkları şeyler arasındadır. Çocukta bu eksikliğin olması da, otizm belirtisidir.

3. Başkalarını taklit etme eğiliminde mi?

Çocuklar taklit etmeyi severler. Çünkü başkalarına bakarak, yeni şeyleri öğrenme çabası içerisindedirler. Bu nedenle, birisi el salladığında el sallanamaya çalışabilir. Hatta, televizyonda dans eden birisi dikkatini çekebilir. Çok başarılı olmasalar da, kafasıyla ve bacaklarıyla dansçıyı taklit etmeye çalışır. Bu sağlık açısından önemlidir. Otizmli çocuklar ise, bu becerilere sahip değildir.

4. Objeleri farklı kullanma becerisi var mı?

Çocuklar hayal kurma eğilimi içerisindedirler. Özellikle 2-3 yaşlarında bir arabayı telefonmuş gibi kullanabilirler. Telefonu ise, araba niyetine kullanabilirler. Bu hayal etme ve sezgisel düşünme becerilerini gösterir. Otizmli çocuklar, telefonu telefon gibi kullanma becerisini kazanabilirler; ancak telefonu araba olarak kullanma eğilimleri olmaz. Obje ne ise, ne gibi kullanılıyorsa, onun dışına çıkamazlar. Hayal edemezler…

5. Duygusal iletişim kurabiliyor mu?

Sağlıklı bebekler, empati kurma yeteneğine sahiptirler. Başkalarının gülmesine gülüşle, ağlamasına ağlamayla karşılık verebilirler. Hatta bu özellikleri çok gelişmiştir. Sentetik bir ağlamayla gerçekçi bir ağlamayı çocuklar ayırt edebiliyor. ABD’de yapılan deneyler bunu ispat etmiştir. Otizmli çocuk, ağlama ve gülme davranışlarına yönelik tepkisiz kalabilir. Bu da, erken dönem belirtileri arasındadır.

Ebeveynler ne yapmalıdır?

Özellikle annelerin altıncı aydan sonra bebeklerini çok dikkatli izlemeleri gerekiyor. Özellikle 12.ayda otizmin belirtilerini daha iyi görebilmek mümkün olabilir. Herhangi bir tehlike çanı söz konusu olduğunda bir uzmana danışılması gerekebilir. Ancak şunu unutmamak lazımdır: çocuğun içerisinde bulunduğu dönemdeki becerileri kıstas almak gereklidir. Bazı çocuklar, geç yürüme eğilimi içerisindedir. Bunun nedenleri farklıdır, akranlarına göre halen yürümeyi başaramayan çocuklarda otizmden şüphe etmek doğru değildir.

Her belirti, otizm sanılmamalıdır. Ancak tedbiren uzmana başvurulabilir. Birden fazla belirtinin söz konusu olması halinde alarm verilebilir. Uzmana başvurulup, gerekli rehabilitasyon süreci başlatılabilir. Böylece, otizm teşhisi daha net konulabilir ve tedaviyle etkileri en aza indirilebilir.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar