Genel Bebek/Çocuk Bakım
24 Mayıs 2018

Zor Günler Geçiren Bir Annenin Güvenilir Bakıcı Bulma Süreci

Emir, benim canım oğlum.Tam 5 yıl bekledikten sonra hayatımıza giren mis kokulu ponçik. Onu kimseye emanet edemediğim için 15 ay çalışmaya ara verdim. Sonrasında tekrar çalışma isteği ve çok iyi tanıdığım bir arkadaşımın ona bakması ile birlikte tekrar iş hayatına dönüş yaptım. 7 ay boyunca her şey o kadar güzel ve olması gerektiği gibi gitti ki çalışan anne olmanın verdiği psikolojik suçluluk duygusunu hiç yaşamadım.

   Taa ki eşimin tayini İstanbul'dan Diyarbakır'a çıkana kadar. Diyarbakır hiç görmediğim bilmediğim bir şehir. Biz ne yaparız orada? Ne arkadaş ne akraba hiç kimse yok. İş ne olacak derken, işten tekrar ayrılma kararı aldım. Çalıştığım firma evden çalışarak da devam edebileceğimi söylediği için sevinçten havalara uçuyordum. Artık Emir'de 23 aylık oldu. Ben de onu kreşe verip işime aynı düzen devam edebilirdim. Hiçbir şey planladığım gibi gitmedi.

   Diyarbakır'a taşındık. Evi yerleştirdikten sonra işe başlamadan Emir'e çok iyi bir kreş bulmam gerekiyordu. Beklentilerimi tam anlamıyla karşılayan bir kreş buldum. Montesorri tekniği ile uyumlu, İngilizce dersleri, at binme, yüzme dersleri ne ararsan var kreşte. Bayıldım tabi hemen başladık oryantasyona. Ama Emir bir türlü alışamadı. Sürekli ağladı, beni istedi. Bırakıp gitmek şöyle dursun onun olduğu odanın dışına çıkmama bile izin vermedi. Öğretmenleri ağlayarak alışacağını söyledi. Dediklerini yaptım okulun çevresinde bir cafeye  gittim oturdum. Yarım saat sonra beni aradılar. Emir hiç susmamış zaman geçtikçe daha şiddetli ağlamaya başlamış. Gittiğimde yavrum ağlamaktan, nefesini tutmaktan mosmor olmuştu. Anne yüreği onu bırakmadığımı bildiğim halde ben de onunla birlikte ağlıyordum. Hemen İstanbul'da birlikte çalıştığımız ve tecrübesine çok güvendiğim, evdekibakıcım aracılığı ile tanıştığım oyun ablamız Seher'i aradım. Seher bana 1 ay içinde yaptığımız değişikliklerin Emir'i çok etkilediğini ve onu yeni hayatına adım adım alıştırmam gerektiğini söyledi.

   Emir çok sıcakkanlı, hiç yabancılık çekmeyen bir çocuk. Girdiği ortama hemen ayak uydurur kreşte de çok çabuk uyum kurar diye düşünmüştük. Denemelerimiz olmumsuz olunca kreş olayını askıya aldık ve bakıcı arama sürecimiz böylece başladı. Bulduğum ilk bakıcı burada oturduğum  siteden sorduğum birinden tavsiye ile geldi. İlk bir kaç gün çok iyi gidiyordu. Sonrasında ailesi çalışmasını istemediği için gelmeyeceğini söyledi. Yeni bir aday daha geldi. O da anneydi işe çok ihtiyacı vardı hemen başlattım. 10 aylık bebeği olan bir anne olduğundan tecrübesine güvenerek eşim ile bu duruma sıcak baktık. Benim çocuğuma da kendi çocuğu gibi bakar diye düşündüm...

  İşe başladıktan 2 hafta sonra evde ufak tefek şeyler kaybolmaya başladı. Giderek değerli eşyalarım da kayboldu. Yeni birini bulana kadar hiç çaktırmadım ama içim içimi yedi. Düşünsenize evinize birini alıyorsunuz canınızı, en kıymetlinizi emanet ediyorsunuz ama o küçücük şeylere bile tenezzül eden biri çıkıyor. Bir kaç gün daha ona sabretmek zorunda olmak beni daha çok üzdü. Tüm bunlar olurken işim de haliyle yolunda gitmiyordu. Çünkü aklım hep Emir'de.

   Tavsiyelerden ders almadım belli ki yine birini daha tavsiye ile buldum. Bu arada tavsiye edenleri de çok iyi tanımıyorum hatta hiç tanımıyorum. Yeni bakıcıyla başladık. 2 hafta boyunca her şey yolundaymış gibi görünüyordu. Ben arada dışarı çıkmak zorunda kalıyordum ve Emir evde bakıcı ile yalnız kalıyordu. Bir gün ben evden çıktığımda eşim tesadüfen erken gelmişti. Geldiğinde evin girişinde yabancı bir erkek ile karşılaşmış. Bakıcı akrabası olduğunu söylemiş. Bu durum bizi kuşkulandırdığı için site güvenlik kamera kayıtlarına baktık durum tahmin ettiğimiz gibiydi. Bu olay beni kahretti. Ben kariyerim diye, çocuğuma daha iyi bir gelecek olsun diye çalışırken aslında ona ne büyük kötülük yapmışım. Yanlış anlamayın yaptığım kötülük çalışmam değil. Bilinçsizce eve yabancı birini almam ve canımı, göz bebeğimi ona emanet etmem. 1 ay bakıcı almadan çalışmaya zorladım kendimi ama maalesef olmadı. Artık işi uzmanına bırakmam gerektiğini nihayet anladım. :)

EvdekiBakıcım aracılığı ile bir bakıcımız başladı. 2 ay oldu ve şeytan kulağına kurşun diyelim. :) Her şey çok yolunda. Emir çok alıştı. Evimi de oğlumu da gönül rahatlığı ile bırakıyorum.

Anladım ki bakıcı bulurken dikkat edilimesi gerekenleri anne olarak evet çok iyi biliyoruz ama profesyonel olarak mülakat yapamıyoruz. Bunca yaşadığım tecrübeden sonra anladım ki bakıcı bulurken sadece referans, eğitim belgeleri ve adli sicil kaydı kontrolü değil, profesyonel olarak sizin muhattabınız olacak bir kurum inanılmaz derecede önemli.

EvdekiBakıcım benimle bir liste üzerinden geçerek aşağıdaki soruları görüşmemizde bakıcıya sormamızı sağladı. Sizin de bakıcı adayına mutlaka sormanız gereken sorular:

 

  1. Bakıcının ailesi çalışmasına izin verdi mi?

  2. Referans ve sabıka kaydı kontrolü yapıldı mı?

  3. Bakıcı ile tüm şartlar ağırlaştırılarak konuşuldu mu?

  4. Aile ile tüm şartlar üzerinde mutabık kalındı mı?

  5. Bakıcının evinden ailenin evine ulaşım kontrolü yapıldı mı?

  6. Adayın çalışma saatleri

  7. Tecrübeleri nedir?

  8. Lokasyon bilgisi

  9. Sigara kullanıyor mu?

  10. Minimum ücret beklentisi

  11. Yıllık izinleri

  12. Dönemsel iş yapıyor mu? (Fındık ve pamuk toplama gibi)

  13. Eşinden veya karara karşı çıkabilecek herhangi bir yakını ile tüm detayları görüştü mü?

  14. Yabancı uyruklu ise memlekete hangi sıklıkla gidiyor?

  15. Yabancı uyruklu ise oturma izni ne zamana kadar?

 

Bakıcı sizinle çalışırken o da mutlu olmalı. Bu nedenle de tüm beklentiler karşılıklı konuşulmalı. Ben hepsini en iyi şekilde profesyonelce yaparım diyen annenin önünde şapkamı çıkarıyorum ama benim gibi zor durumda olup da acil bakıcı bulması gerekenlerin mutlaka profesyonel insanlar ile çalışması gerekiyor.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar