Genel Bebek/Çocuk Bakım
02 Şubat 2018

6 Adımda Çocuğunuzun Okul Korkusunu Yenmenin Kolay Yolları

Çocuklarda sık yaşanan travmatik durumlardan biri okul korkusudur. Birçok aile çocuğunun bu korkusuna teslim olup bir yıl geç gitsin diye düşünebiliyor. Esasında bu sıkıntılı durumu taviz vermeden, çocuklara sene kaybı yaşatmadan bilinçli şekilde çözmek mümkündür. Aile ortamının güvenli alanından ayrılacak olan çocuklar, okulda hiç bilmediği yeni bir alana adım atacakları için doğal bir korku yaşıyorlar. Bu aşamada aileler çocuklarını okula hazırlamak için zemin oluşturmalıdır. İşte okul korkusunu yenmenin basit yolları;

1. Onu anladığınızı gösterin; empati kurun

Çocuğunuzun okuldan korktuğunu fark ettiğiniz andan itibaren sözlü olarak onu hazırlayın, anladığınızı gösterin. Hatta onu ne kadar iyi anladığınızı göstermek adına kendi okula başlama hikâyenizi anlatabilir, eğlenceli şekilde korkulacak bir şey olmadığını gösterebilirsiniz. Okulun getireceği güzelliklerden bahsetmeyi unutmamak gerekiyor.

2. Okula gitmek zorunda olduğunu belirtin

Çocuklar okulun her gün gidilmesi gereken bir yer olduğunu iyice kavramalıdır. Bundan kaçışının olmadığını anladıktan sonra elbette kabullenme sürecine adım atacaktır. Bağırmadan, azarlamadan, katı kurallar koymadan tamamen anlayacağı basitlikte durumu açıklayın. Okula başladığında ise alışması için tavizden kaçınmalısınız. Sabahları uyanmak istemediğinde, servisi bilerek kaçırdığında, okuldan kendi başına çıkıp geldiğinde kararlı duruşunuzu bozmayın ve gayet sıradan davranarak çocuğunuzu okula yönlendirin. Unutmayın ki sadece kısa bir süre böyle devam edecek.

3. Öğretmenini bilgilendirin, tedbirli olun

Sınıf öğretmeni çocuğunuzun okul korkusundan haberdar olursa çocuğa özel şekilde yaklaşabilir, korkusunu yenmesi adına farklı adımlar atabilir. Sınıf öğretmenini ve hatta rehberlik servisini bu konuda bilgilendirmeniz uzun vadede çözüm sağlayacaktır.

4. Okulun sosyal yönünü ortaya çıkarın

Çocuklar için okul kendi yaşıtlarının olduğunu düşündüğümüzde ideal bir oyun alanı. Ancak korkuya mahkûm olan çocuklar bu detayı daha geç fark ediyor. Aile olarak çocuğunuza okulun güzelliklerini gösterebilir, arkadaşlık kurması için adımlar atabilirsiniz. Örneğin; sınıftaki diğer velilerle piknik, oyun gibi mini etkinlikler düzenleyerek çocukların kaynaşmasını sağlayabilirsiniz. Arkadaşlık kuran çocuk kendisini daha güvende hisseder ve okul korkusunu büyük oranda yener.

5. Şikâyetlerine kulak verin, ihmal etmeyin

Aileler çocuklarının okula dair tüm şikâyetlerini korkuya bağlayıp önemli noktaları kaçırıyor olabiliyor. Çocuğunuzun okulla ilgili tüm şikâyetlerini dikkate alın ve gerekirse peşine düşüp bizzat kontrol edin. Okulda çocuğunuza zorbalık eden çocuklar olabilir, öğretmenle ilgili aksi bir durum yaşanıyor olabilir. Her türlü detayı düşünüp okulla ilgili gözleminizi yapmayı ihmal etmeyin.

6. Profesyonel destek alın; oyun ablası seçin

Oyun ablası ve hatta oyun abisi ailelerin çocuk büyütme evresindeki en büyük yardımcılarıdır. Tam zamanlı veya birkaç saatlik şekilde değerlendirilen oyun ablalığı bir nevi çocuk bakıcısı hizmetidir ancak çok daha kapsamlıdır. Zira tüm abla ve ağabeyler üniversite eğitimi almış, almakta olan öğrencilerden oluşur. Çocuklar genç, enerjik abla ve ağabeyleri sayesinde okulla ilgili problemlerini çözmeye gönüllü olurlar. Daha önce hiçbir şekilde okul deneyimi olmayan çocukların bir anda akademik dünyaya adım atması, ödev sorumluluğuyla tanışması her çocuk için kolay değildir. Abla ve ağabeylerimiz çocuklara bu konuda en eğlenceli ve sosyal şekilde yardımcı oluyor, bir nevi gölge öğretmenlik yapıyor.

Oyun ablası ve abisi çocukların okul korkusunu yenmeye çalışırken aslında eğitimden sosyal alana, eğlenceden sanata kadar her anlamda çocuğun gelişimini olumlu yönde destekliyor. Daha detaylı bilgi almak için “Oyun Ablası Hizmeti Çocukların Okul Yaşamını Nasıl Etkiler?” başlıklı bilgilendirici makalemizi okuyabilirsiniz.

Okul Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Her çocuk için okula gitmeme isteği eğitim hayatının belli bir döneminde söz konusu olabilir. Ancak bunun geçici olanıyla sürekli olanı arasındaki farkın bilinmesi lazımdır. Bazı çocuklar, okuldaki arkadaşlarıyla yaşanan sorunlar nedeniyle okula gitmeyi reddedebilir. Ya da, öğretmen tarafından verilen ödevin yapılmamasından kaynaklı bir isteksizlik olabilir. Bunlar gündelik nedenler ve sorunlardır. Çözümü ise, basit ve halledilebilir bir durumdur.

Sürekli yaşanan okul korkusu, kaygı ve endişesi sendrom halidir. Bunun çözülmesi için psikolojik destek alınması icap edebilir. Anne ve babaların çocuklarındaki okuldan kaçma halini tetkik etmeleri lazımdır. Gündelik sorunlardan kaynaklanmayan bir durum söz konusu olduğunda psikolojik destek alınabilir. Okul sendromuyla ilgili genel belirtiler ise, şunlardır:

Enerji azlığı

Çocuk okula istekli gibi görülebilir. Ancak buna rağmen enerjisinde bir azalma söz konusudur. İster istemez ağlama sendromları yaşanabilir. Aşırı duygusallık nedeniyle her şeye öfkeyle yaklaşılması mümkün olabilir. Psikolojik rahatsızlık nedeniyle baş ağrısı, midede bozulma ve kusmaların medyana gelmesi söz konusu olabilir.

Evden uzak kalma korkusu

Ruhsal kaygının fiziki neticeleri olabilir. Bunların arkasındaki neden ise, evden uzak kalmadır. Bu sürecin oldukça uzun olması, çocuğu daha da sıkar ve endişeli bir hale getirebilir. Çocuk, okula gitmek istemeyişinin altındaki nedeni tam olarak söylemeyebilir. Sadece gitmeyi reddeder ve bunun için direnir. Bu tür semptomların nedeni, aşırı koruyucu aile profilidir. Çocukların aşırı korunduğu, kollandığı ve sosyallik için teşvik edilmediği ailelerde okul sendrom vakaları fazlaca görülebilir.

İki ana esasla beraber çok değişik belirtiler vardır. Özellikle özgüven eksikliği, okuldan kaçmayı gerekli kılan bir nedendir. Okul başarısızlığına bağlı arkadaş ortamında kabul görmeme okuldan uzaklaşmayı tetikleyebilir. Anne ve baba tarafından bunların üzerine gidilmesi gerekiyor.

Bazı Öneriler:

Okulun ilk günü çocuklar için oldukça önemlidir. Bu günün iyi atlatılması halinde okul korkusu ve fobisi engellenebilir. Yapılması gereken ise, anne ve babanın oldukça sakin hareket etmesidir. Okulun ilk gününün diğer günlerden herhangi bir farkının olmadığının hissettirilmesi gerekiyor. Ancak aceleci davranan ve acele etmesi için çocuğu baskılayan anne veya baba profili okul korkusunu tetikleyebilir. Okul günü biraz erken kalkınması, telaş yapmadan hazırlıkların düzenlenmesi, güzel ve eğlenceli bir kahvaltının yerine getirilmesi tercih edilmelidir.

Çocuk ilk gün ağlayabilir. Okuldaki telaştan ürkebilir. Böyle bir durumda çocuğu sakinleştirmek ve dikkatini farklı alana kaydırmak gerekiyor. Tersi bir şekilde, şu çocuklar kadar olmadın, senden küçük ama ağlamıyor gibi çocuğu utandıran, küçük düşüren ve kıyaslayıcı davranışlar kesinlikle sergilenmemelidir. Okulun korkulacak bir yer olmadığına dair sakinleştirici konuşma yapılmalıdır.

Anne ve baba kadar ilk gün öğretmen tarafından sergilenen davranışlar da önemlidir. Ders yerine, okulla ilgili bilgilerin verilmesi ve bunun karikatür gibi eğlenceli şekilde yerine getirilmesi çocukların endişelerini ortadan kaldırabilir. Yine anne ve babalar için bir ikazda bulunulması icap ediyor. İlk gün, çocuğun ne yemesi gerektiğine dair baskının yapılmaması lazımdır. Bunun yerine, çocuğun rahatlaması için ne yemek istediğinin sorulması ve ona göre hareket edilmelidir.

Sonuç olarak şunları ifade edebiliriz: Okul korkusu, normaldir. Ancak süreklilik arz etmesi halinde sendrom haline dönüşmüş olması ihtimali yüksektir. Böyle bir durumda psikolojik destek alınması elzemdir. Çocuk için okulun ilk gününün sakin geçmesi gerekiyor. Bunu sağlayacak kişi ise,b başta anne ve babadır. Anne ve babanın panik hali, çocuğun da endişe içerisinde olmasına neden olabilir. Annenin rahat ve gayet itidalli hareket etmesi, çocuğun da moralinin iyi olmasını sağlayabilir. Öğretmenlerin ilk gün ders işlememesi ve çocukların okul alışmalarına yardımcı olması okul korkusundan kurtulmayı mümkün kılar.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar