Bebeklerin doğum ile birlikte sosyalleşme süreci başlar. İlk sosyalleşme ağlama ile başlar ve ağlama ile en çok anne ilgilenir. Bebekler, annelerini sesinden tanırlar. 3 aylık bebek gelişiminde göze çarpan bebeğin kendisi ile konuşulduğunda gülümsemesidir. 5 ve 10 aylık bebek gelişimi arasında kendisi ile sürekli ilgilenen ve bakımını yapan kişiye bağlılık gösterirler. Bu dönemde bebekle ilgilenmek, ihtiyaçlarının zamanında ve eksiksiz giderilmesi temel güven duygusunun oluşumu açısından çok önemlidir. Bebekler anneye duydukları güven duygusunun temelini bu dönemlerde atarlar. Anneyle güvenli bağ oluşması için annenin bebekle ilgilenmesi ve ihtiyacını giderdikten sonra iletişimini koparmaması gerekir. Yine bu dönemde tanımadıklarının yanında olmaktan tedirgin olurlar. Annesinden ya da babasından ayrılık kaygısı yaşarlar.

1-2  yaş arası bebeğin kendini daha bağımsız hissettiği dönemdir. Artık yürümeye başladığı için etrafına karşı bir merak gösterir. Etrafını bir bilim adamı edasıyla keşfetmeye başlar. Artık başkaları ile sosyal ilişkiler kurmaya başlar. Aile bireylerini çok iyi gözlemler ve davranışlarını taklit etmeye çalışır. Bebek her ne kadar bağımsızlığını ilan etse de duygusal açıdan annesine bağlıdır. 2-3 yaş arası çocuklar bir önceki yaşa göre daha bağımsızdırlar. Artık yaşıtları ile ilişkiler kurmaya başlarlar. Kendi özerkliği ispat etmeye çalışır. Ayrıca bu dönemdeki çocuklar oldukça benmerkezcidir. Örneğin babalarının kendine çikolata almak için çalıştıklarını düşünebilirler.  3-4  yaşları arasındaki bir çocuk artık etrafıyla daha olumlu ilişkiler kurar. Akranları ile oyunlar oynar. Kendi adını ve cinsiyetini bilir. Telefonda tanıdığı biri ile sohbet edebilir.

4-5 yaşları arasında olan bir çocuk artık kuralları anlayabilir ve uyum sağlar. Akranları ve yetişkinlerle iletişime açıktır. Başkalarının yaptıkları şeyleri yapmaya daha eğilimlilerdir. Bu yüzden oyun ablası ile geçireceği kaliteli vakit, çocuğun sevdiği ve yapmaktan keyif aldığı şeylerin oluşmasında önemli rol oynar. Çocuklar üniversiteli oyun ablasını rol model alarak sorumluluk almaktan hoşlanır. Dikkat eksikliğine karşı bu dönemde ilgiyle yapacağı şeylerin olması önemlidir. Duygusal yönden de daha dengeli davranışlar gösterir. 5-6 yaşına gelen çocuklar okula hazırlık durumlarını gösterir. Arkadaşları ile grup olarak oyun oynamayı tercih eder. Artık arkadaş tercihini yapmıştır. Bu dönemdeki çocuklar empati yapabilirler. Çocuklar özellikle eğitimli oyun ablası ile kurduğu iletişim sayesinde yaşıtlarıyla daha sağlıklı iletişim kurabilirler. Üniversite çağındaki bir oyun ablasının varlığı ise çocuğun kendini ifade etme isteğini tetikler ve dışa dönük daha aktif bir birey yetişmesini destekler. 

Bu dönemde çocukların kendi istekleriyle bir şeyler yapmaları desteklenmelidir. Sık sık “hayır” yerine, bir şey yapmak istediklerinde desteklenmeli ve yardımcı olunmalıdır. Örneğin, kendi yiyeceği meyveyi yıkamak isteyen bir çocuğa, “sen iyi yıkayamazsın, bırak ben yıkayayım.” demek yerine, “Tabii meyveni kendin yıkayabilirsin, hem de gayet iyi yıkayacağından eminim.” demek onun daha girişken ve aktif olmasında önemli rol oynayacaktır. ”İyi yıkayamazsın.” denildiği zaman aslında çocuğa, “sen bunu beceremezsin, sen yetersizsin.” mesajı verilmekte ve bu durum çocuğun güven duygusunu olumsuz etkilemektedir.  Her çocuğun bir veya birkaç işte başarılı olabileceği ortamlar oluşturulmalıdır. Oyun ablaları özellikle burada ön plana çıkar, piyano eğitimi veya drama eğitimi verirken aslında çocuklara bu uygun ortamı oluştururlar. Çocukların hata yapmalarına fırsat vermeli, müdahale etmemeli, hatalarını kendilerinin bulmasına yardımcı olunmalıdır.

Daha detaylı bilgi almak için "Oyun Ablası Ne Yapar?" isimli makalemizi için okuyabilirsiniz. EvdekiBakıcım üzerinden çocuğunuza eğitimli oyun ablası bulmak için tıklayınız.