Uyumak; nefes almak veya yemek yemek gibi varoluşumuzun en doğal parçalarından biridir. Ebeveynin görevi, çocukları için güven ortamını sağlamak ve her zaman sezgilerine güvenerek onlara en huzurlu, sevgi dolu ve sağlıklı uyku ortamını yaratmaktır. Onları iyi dinlemek, anlamak ve daha onlar minicikken onlara saygı göstermektir. Yani; iyi uyku sağlıkla, huzurla ve bebeğinize veya çocuğunuza saygıyla beraber gelir.

Güzel Uykular İçin 10 İpucu

 

1. Çocuğunuzla aranızda güven bağı kurun

Uyku, güven ve huzur ortamında gerçekleşir. Bebeğiniz veya çocuğunuz ile birbirinizi dinlemeniz, başbaşa vakit geçirmeniz, bol sevgi paylaşımı, etkin iletişim, fiziksel temas ve onun ihtiyaçlarına her zaman cevap vermeniz aranızdaki güveni perçinler. Ebeveynlerine güvenen ve hayatla sağlam bağlar kuran çocuklar daha işbirlikçi, daha iyi gelişen, daha sosyal, daha mutlu bireyler olurlar. Bu çocuklar da daha ilk günden itibaren daha sağlıklı uykular uyurlar ve karşılaştıkları uyku sorunlarının üstesinden daha kolay gelirler. Bu güven ve sevgi ortamını en iyi sağlayan ebeveynlik tarzı da “Bağ Kuran/Doğal Ebeveynlik”tir.

Bu ebeveynlik tarzını benimseyen anne babalar;

- Çocuklarını iyi tanırlar.

- Saatlere değil, bebeklerinin/çocuklarının vücut tepkilerine/sinyallerine göre düzen oluştururlar.

- “Kontrol kimde” odaklı değil, iletişim odaklı olurlar.

- Doğumdan itibaren bebeklerine bağlanırlar (ten teması, emzirme…)

- Bebeklerini uzun süre emzirirler.

- Bebeklerini kendilerine yakın, mesela sling ile taşırlar

- Bebeklerinin ağlamalarını dikkate alırlar, önemserler ve buna tepkisiz kalmazlar

- Bebeklerine yakın uyurlar veya uyku sırasındaki ihtiyaçlarına hızla cevap verirler

- Bebekleri ile birbirlerine bağlıdırlar, bağımlı değildirler. Kendilerinin de birey olarak hayatlarını dengelemek için çaba gösterirler.

- Çocuklarının gelişiminde çocuk/aile odaklı ilerlerler, özellikle ebeveyn odaklı eğitimlerden ve tüm tavsiyelerden uzak dururlar.

- Daha fazla insan odaklı çözümlerden yana olur, daha az araç gereç kullanırlar (Emzik, sallanan anne kucakları vb)

Bağ kuran ebeveynlerin çocukları;

- Daha iyi gelişirler

- Daha iyi iletişim kurarlar

- Daha az stres yaşarlar

- İşbirlikçidirler

- Empati kurabilirler

- Daha bağımsızdırlar

- Daha kendilerine güvenlidirler

- Daha sorumluluk sahibidirler

- Daha az şımarmaya meğillidirler

 

2. Çocuğunuzun beslenmesine dikkat edin

Uyku, tok ve sağlıklı bir mide ile ancak mümkündür. Bu nedenle, bebeğinizin/çocuğunuzun bir sağlık sorununun olup olmadığını iyi gözlemlemek, dengeli beslenmesini sağlamak ve özellikle sindirim sıkıntıları çekmediğine emin olmak önemlidir. Akşam son öğünden sonra sindirim için biraz süre bırakmak ve sonra uykuya geçmek gerekir. Tabii gece uykuya geçişte emen minik bebekler hariç.

 

3. Gün içinde kaliteli vakit geçirin

Gün içinde bolca oyun oynayan, ebeveynleri/bakıcıları/aileleri/arkadaşları ile kaliteli vakit geçiren, enerjilerini bolca eğlenerek kullanan, gün boyunca stresten uzak ve mutlu vakit geçiren çocuklar geceleri daha iyi uyurlar.

 

4. Bebeğinizi emzirin

Anne sütünün yararı tartışılmaz. İlk 6 ay sadece anne sütü vermek, sadece bebeğinizin sağlığı için değil aynı zamanda sizinle güçlü bağlar kurması için de çok önemlidir. Emzirmek, karşılıklı olarak birbirinize vakit ayırmanızı, başbaşa kalmanızı, bolca duygusal tatmin duymanızı ve güvenli bağlanmayı sağlar. Emzirirken salgılanan oksitoksin ve prolaktin hormonları annenin bebeğe bağlanmasını güçlendirir. Prolaktin hormonu aynı zamanda strese karşı anneyi destekler. Son araştırmalar 6 aydan sonra da en az 2 yaşına kadar emzirmenin çocuğunuz için daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunu gösterir. Bu aynı zamanda bu süre boyunca aranızdaki bu özel paylaşımın devamı olacaktır. Bu dönem boyunca sütünüzün kesilmemesi ve bebeğinizin emmeyi bırakmaması için mecbur kalmadıkça biberon vermemeniz, eğer bebeğiniz iyi kilo alıyorsa mamaya başvurmamanız (ilk günlerde bebeğin sık sık emmek istemesi duygusal tatmin ihtiyacıdır, illa doymadığı anlamına gelmez), saatlere/programlara göre değil bebeğinizin vücut saatine göre emzirmeniz ve iyi beslenmeniz önemlidir.

 

5. Sizin verebileceklerinizin yerine araçlar koymayın

Sizin yapabileceklerinizin yerine araçlar koymak, insan temasını azaltmak ve bağ kurma fırsatlarını geri tepmektir. Meme yerine emzik vermek, kendi sıcacık ann/baba kucağınız yerine sallanan anne kucaklarında bebekleri sallamak, sizin sesiniz yerine ninni oyuncakları kullanmak bunlara örnektir.

Yorulduğunuzda yakınlarınızdan destek almanız, kendinize molalar vermeniz ve bebeğiniz/çocuğunuz ile bireysel temasınızı yüksek tutmanız önemlidir.

 

6. Doğru ve güvenli uyku ortamını yaratın

Bebeğinizin nerede uyuyacağına, sadece ebeveynleri karar verebilir. Yanınızda, sizinle aynı odada veya kendi odasında. Hepsinin avantajı ve dezavantajı ayrıdır. Ortak olarak önemli olan öncelikle güvenli ortam olduğuna emin olmaktır. Bebeğinizin düşmeyeceği, kafasını çarpmayacağı, solunum sorununa neden olabilecek nesnelerden uzak, oda sıcaklığının ideal aralıkta (18-22 Derece), gündüzleri loş ve geceleri karanlık, uykuyu engelleyebilecek işitsel/görsel uyaranlardan uzak ve çocuğunuzun tanıdığı/aşina olduğu/huzurlu olduğu ortam olması önemlidir. Sizin veya uykusu sırasında ona bakan kişinin ihtiyaç anında yanında olabilecek mesafede olması da kritiktir.

 

7. Uykuya mutlu gidin

Uykuya mutlu gitmenin en sağlam yolu uykuyu hem düşünsel hem de duygusal olarak olumlu algılayan çocuklar yetiştirmektir. Bu da, bebeğinizin ilk günlerinden itibaren uykuyu sevmesini desteklemek, uyku konusundaki ihtiyaçlarını iyi anlamak, bu ihtiyaçlara yanıt vermek, bağımsız uykuya dalmasını sağlamak yolunda onu yalnız ağlamaya bırakmamak, ilginizi ve sevginizi tüm uyku sürecinde onlara vermekle başlar. İçinde mutluluk olan uyku ritüelleri uygulamak, uykuya bir kutlama edasında gitmek ve uyku öncesi geçen süreyi, günü beraber keyifle kapatmak için bir fırsat olarak değerlendirmek önemlidir. Uyku öncesi stresten, çocuğunuzu mutsuz edebilecek ortamlardan, durumlardan uzak durmak, uyku sürecinde bebeğinizi ağlatmamak önemlidir. Stres hissedilince salgılanan adrenalin hormonu uykuyu bozar.

 

8. Çocuğunuzun sürekli büyüdüğünü unutmayın

Çocuklar ilk yıllarında ve özellikle ilk 2 senelik dönemde hızla büyürler. Bu büyüme de beraberinde birçok değişim, birçok “ilk” getirir. Çocuğunuzun uykusu da bu değişimlerden etkilenir. Mışıl mışıl uyuyan miniğiniz birdenbire uyku sorunu çekebilir. Bu durumların normal olduğunu bilmek, sakin kalmak ve yaşadığı değişimi anlayıp çözüm bulmak gerekir.

 

9. Uyku konusunda bilgili olun

Okuyun, sorun, öğrenin. Bunu yaparken de bilimsel doğruların peşinde olun. Uyku hem biyolojik, hem de davranışsal bir konu olduğundan, tıp ve psikoloji bilimlerinin sunduğu gerek ebeveynlik, gerekse uyku konularındaki çıkarımları takip edin.

 

10. Kendi iç sesizinizi ve içgüdülerinizi dinleyin

Doğanıza, yüzyıllardır gelen biyolojik yapınıza güvenin. Sezgilerinizi kullanın. Bilgileri edinin, ancak kendi duygu ve düşünce süzgeçlerinizden geçirin ve öyle uygulayın.

Uyku Sorunları

Uyku, diğer tüm hayati fonksiyonlarımız gibi, çocuğunuzu zorlayabileceğiniz bir durum değildir. Ancak yapabileceğimiz onlara en uygun uyku ortamını yaratmak ve uykuyu olumlu algılamalarını sağlamaktır. Bunu yaparken de en doğru yöntem, tüm etkenleri yakından incelemek ve kişiye özel çözüm bulmaktır.

Uykuyu birden çok faktör etkiler. Bunlar neler olabilir?

- Çocuğunuzun karakteri

- Çocuğunuzun motor, sosyal, duygusal, düşünsel ve dil gelişimi

- Çocuğunuzun sağlığı

- Çocuğunuzun beslenmesi

- Ebeveynin karakteri

- Ebeveynlik tarzı (parenting style)

- Ebeveynin sosyal ve fiziksek koşulları

- Uyku ortamı

Psikoloji bilimi, davranış bilimidir. Uyku sorunları da birer davranıştır ve bütünsel bir psikoloji bakış açısı ile ele alınmalıdır. Yani, sizi ve bebeğinizi birebir tanıyarak, konuşarak, aranızdaki ilişkiyi iyi anlayarak çözülmelidir. Bebeğiniz bilinçlidir ve çok gü.lü duygulara sahiptir. Bu nedenle çözüm de sadece o günün sorununu koşullama ile kısa sürede ortadan kaldırmaktan çok, uzun vadeli şekilde çocuğunuzun uykuyu sevmesi, gerek düşünsel gerekse duygusal boyutta uykuyu olumlu algılaması ve deneyimlemesidir.

Melis Keşan

Psikolog / Uyku Danışmanı

Melis Keşan, 1982’de çocuk doktoru bir annenin ve akademisyen bir babanın ilk kızı olarak İstanbul’da doğdu. 2000’de Robert Kolej’i bitirdikten sonra 2004’te Koç Üniversitesi’nden Psikoloji ve Uluslararası İlişkiler B.lümleri’nde Çift Anadal yaparak mezun oldu. Psikoloji Bölümü’nde çocuk psikolojisi alanında bağımsız araştırma çalışmaları yaptı. 2005’te İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nde Pazarlama Yükseklisans programını tamamladı. Bitirme tezini marka algısı ve çocuk gelişim psikolojisi üzerine yazdı. 2005-2015 seneleri arasında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde pazarlama ve reklam alanlarında çalıştı, gençleri hedef kitle alan birçok markayı yönetti. Bu arada 2009’da evlendi ve 2015’te kızı Hera’yı doğurdu. Kızının da hayatına girmesi ile çocuk gelişim psikolojisi bilgilerini güncelledi ve özellikle uyku alanına merak salarak bu konuda dünya literatüründeki yaklaşımları öğrenmeye başladı. 2016’da İngiltere’deki Open College Network’e bağlı, erken çocukluk dönemi eğitimlerinde uzmanlaşmış MNT Training’den “Uyku Eğitimi” sertifikası aldı. 2016’da hayallerini gerçekleştirdi ve Nyx Uyku Danışmanlık’ı kurdu.

www.nyxuyku.com

info@nyxuyku.com

0212 542 58 80 / 0530 370 30 20

facebook/nyxuyku

instagram/nyxuyku