Bugünün dünyasında insanları mutlu edebilmek hiç de kolay değil. Nereye gidersek gidelim veya hangi medya organına bakarsak bakalım mutlaka almamız algısı yaratılan ürünler sunulmaktadır. Haklı olarak da çocuklarımız bunu görüyor ve bundan fazlasıyla etkileniyor. Elimizdeki iPhone’dan tabletlere kadar her şeye dikkat ediyorlar ve bunlara özeniyorlar. Daha emekleme yaşında eline iPad verilen bebekler size de tanıdık gelmiyor mu?

Maalesef minnettarlığın olmadığı bir çağda yaşıyoruz. Teknoloji, insanlarla diyaloğun önüne geçmiş durumda. Böyle bir toplumda çocuklarımıza memnuniyeti öğretmek hiç önemli olmadığı kadar önem taşımaktadır.

Minnettarlık duygusunu aşılamak için çocuklarımıza kendi kazandıkları ücretle bir hayır kurumuna bağış yapmalarını sağlayabilirsiniz. Kendi paralarını kazanmaları için de ev işlerinde görev dağılımı yapabilirsiniz. Dağınık oyuncaklarını toplamaları, odayı süpürmeleri ve mutfakta yemek sofrasını kurmaya yardım etmeleri bunlardan sadece bir kaçı. Hak ettikleri ücreti kazandıktan sonra bu parayı istedikleri hayır kuruma harcamalarında yardımcı olabilirsiniz. Bağış yaptıktan sonra yaptıkları bağışın sonuçlarını görmeleri (örneğin onun adına bir ağaç dikilmesi veya ilgili kurumdan teşekkür kartı gelmesi) onlarda büyük değişim yaratacaktır.

Bu alışkanlığın en güzel yanı artık çocuklarınız sadece istemek yerine bağış yaparak vermeyi de öğrenecek olmalarıdır. Bu da kendilerinde minnettarlık duygusu oluşturacaktır. Bir hafta sonu bu yöntemi uygulayın ve sonucu gözlemleyin. Ne dersiniz?